OT DERGİ 2

Her ne kadar adımı yanlış yazmış olsalar da Ot Dergi Haziran sayısında bir kaç ay önce burada paylaştığım şiirim yayımlanmış. Çok teşekkürler…

Hecelenmiyor Kavgalarım

sevimsiz bahçelerinde yükünün ağırlığı

hem salyangozların ölü olduğundan emin olmalıydın

nabzından sırtına boşanır gibi

anlamlı edatlarla dağınık sofralar tahmin etmek geliyorum

seni bileklerinden tutup ışıklı kentlere götürmek

sesini öpmek ile karşılansın istiyorum

bir adama aşık olunmaz söylendiğinde bunu yapmalısın

zira kavimler küfür okuduğunda hecelenmez geçmişin

aksi bir nehirle ikiye ayırdığında hakikatin sembolize edilmiş kusurlarını

kutsal bir kitapta bahsedilen kavgaları göremezsin

Sesini Betimliyorum

haddini bilmez bir albatros şiir diye havlıyor

yadigar teybi kemerinden asıyorsun

dökülen saçların tesbihte hat oluştururken

dehlizin ortasında bütün sözlükler yeniden yazılıyor

sesini betimliyorum

sonradan görme soytarılar şehrin merkezinde hurma çekirdeği satıyor

daha bir cümleyi nasıl bitireceğimi öğretmiyorsun

kumarbaz henüz kumarın anlamına karışmışken

üç tekerlekli bir bisikletin üstünde yaradana sebep aranıyor

Bir Şair Değil

bir mevsim yanağında beliriyor güldüğünde

şair olmadığımı hatırlatıyor bu bana

bildiğim bütün şeyler kahretsin beni

yüzüne uzunca bakmayı öğrenmek istiyorum

Uyuyormuş Gibi Yapamamak

sabahın erken vakitlerinde geldiler

biz uyuyorduk hepimiz uyuyorduk

uyuyormuş gibi yapanlarımız da vardı

onlar gelince herkes uykusundan uyandı

uyuyormuş gibi yapanlar da uyandı

birkaç işlerini gördüler benim gözlerim kapalıydı

sanırım ayaktaydılar sanırım bizi izliyorlardı

uyuyormuş gibi yaparken herkesin seni izlediğini düşünürsün

ben sabırsızımdır arada açarım gözlerimi

aslında ben çoğu zaman açarım gözlerimi

bir kapıyı aralar gibi gıcırtısından korkarak

gözlerimin gıcırdadığını sanmıyorum

olsa olsa birkaç kirpiğim dökülür

benim gözlerim kapalıyken hep

dünyaya ne olduğunu merak ederim

ama sanırım dünyaya birkaç milyar yıldır bir şey olmuyor

bazen gözleriniz açık olsa bile bir şeyleri göremezsiniz

bazen gözleriniz hiç olmasa daha iyidir

öyle olsaydı sürekli uyuyormuş gibi yapardım

çünkü sanırım dünyaya birkaç milyar yıldır bir şey olmuyor

Tabakta Kalan Bezelyeler

çaresiz varoluşumu sırtımda taşıyorken

mevsimleri yanlış değişen bir adamı sevdim

uzun vardiyaların anlamsızlaşan sabahlarında

beklemek nasıl bir alışkanlık öğrendim

kırmızı dikenler vardı dilimde

peşimden gelmedi değiştirmek istediklerim

ben tabakta kalan bezelyeleri izlemeyi özledim

Şehirden Uzak Sanatoryumlar

bütün sanatoryumlar şehirlerden çok uzak yerlere yapılır

zaten bunun beni sevmemenle de bir alakası yoktur sevgilim

bir binayı boyamak kaç işçiyle kaç günde yapılır bilmiyorum

ama hiçbir şey aramızdaki diyalogları daha da uzatmıyor

sanki bir zaman makinesiyle geri dönmüşüm de

bu olanlar çoktan olmuş aramızda

biliyorum ve değiştiremiyorum falan

ucuz ve kısa bir hikayenin içinde bulmak istiyorum seni sevgilim

ezbere bildiğim bütün liriklere anarşist bir yaklaşım takınırken

bir depremin önceden tahmin edilebilmesi neyi değiştirir

ya da iki çift ayakkabı toplamda kaç insan eder

zaten bunun beni sevmemenle de bir alakası

zaten bunun beni sevmemenle de bir alakası yoktur

zaten bunun beni sevmemenle de bir alakası yoktur sevgilim